Yıl başında çoğumuz bir ajanda alıyoruz.Daha düzenli bir hayat, daha net hedefler, her gün birkaç satır yazmak gibi niyetlerle yola çıkıyoruz.Ama günlük hayat genelde bu planlara pek uymuyor.
Bir gün yazılıyor, iki gün yazılmıyor.Bir süre sonra ajanda, destek olan bir şey olmaktan çıkıp ekstra bir sorumluluk gibi hissettirmeye başlıyor.“Yine aksattım” duygusu da yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Aslında mesele ajanda tutmayı sevmemek değil.Mesele, her gün aynı disiplinle devam edilmesi beklentisi.
Bu yüzden birçok kişi için ajanda, hayatı kolaylaştırmak yerine baskı yaratan bir şeye dönüşebiliyor.Ve belki de burada durup şunu sormak gerekiyor:Gerçekten her şeyin planlı ve kurallı olması mı gerekiyor?
Belki de ihtiyaç duyulan şey bir ajanda değil, daha esnek bir defter.
Takvimli sayfalar yerine boş sayfalar.İstendiği gün yazılan, istenmediği gün hiç açılmayan bir defter.Bazen not defteri, bazen journal, bazen sadece karalama alanı.
Defter tutmak, her gün yazmak zorunda olmak demek değil.Defter tutmak, ihtiyaç duyulduğunda dönüp bakılacak bir alan yaratmak demek.Zorlamadan, yetişmeye çalışmadan, kendine yük bindirmeden.
Bu deftere çalışırken ben de tam olarak bu noktadan yola çıktım.

Bir defterin dışından çok, içinin nasıl hissettirdiğiyle ilgilendim.Açtığımda bana ne söylediği, benden ne beklediği önemliydi.
Başta tarihsiz bir ajanda fikri vardı.Gün atlandığında sorun yaratmayan, kaldığı yerden devam edilebilen bir format.Ama biraz üzerine düşününce, tarihsiz ajandaların bile fark etmeden yönlendirdiğini fark ettim.
Hangi sayfanın ne için kullanılacağını söylüyorlar.Defteri belli bir düzene sokuyorlar.
Ben bunu istemedim.
O yüzden ideal defterin, kullanıcıya en az karışan defter olduğuna karar verdim.Ne zaman, ne için ve nasıl kullanılacağına tamamen senin karar verdiğin bir defter.
Roots defterlerinin içi bu yüzden boş.Bugün not defteri olabilir.Yarın ajanda gibi kullanılabilir.Bir gün journal, başka bir gün çizim defteri olabilir.
Bir kuralı yok.Bir zorunluluğu yok.“Doğru kullanım şekli” yok.
Bu defter, hayatın temposuna ayak uydursun diye var.Seni belli bir düzene sokmak için değil.